İkinci Avusturya Cumhuriyeti'nin kuruluşunun kesin zamanı bilinmediğinden, bu analiz yalnızca gezegen burçlarına ve aralarındaki açılara dayanmaktadır; yükselen burç veya harita evlerine değil.
ÜLKENİN KARAKTERİ
Avusturya, kimliğini kendi imparatorluk gücünü inkâr üzerine inşa etmiş bir ülkedir. Boğa burcundaki Güneş ona inanılmaz bir dayanıklılık, maddi rahatlığa düşkünlük ve geleneklere inatçı bir bağlılık verir. Ancak bu, bir zamanlar Avrupa'nın yarısına hükmetmiş, şimdi ise küçük ama güzel bir Alp cumhuriyetiyle yetinmek zorunda kalan bir Boğa'dır. Buradan da kaybedilen ihtişamın telafisi olarak 'iyi yaşam' (Gemütlichkeit) kültü doğar. Ülke genişlemeye değil, korumaya yönelir – manzarasını, müziğini, elmalı strudel ile kahvesini.
Bu, sürekli olarak saldırganlık ile pasiflik arasında denge kuran 'altın yol'un ülkesidir. Balık burcundaki Mars bir savaşçı değil, bir mistik, diplomat veya kurbandır. Avusturya nadiren ilk saldıran olur, ancak kurnazlık, bürokrasi ve tarafsızlığı silah olarak kullanarak kendini inanılmaz derecede ustaca savunmayı bilir. Koç burcundaki Merkür ve Venüs (üstelik Venüs geri harekette!) şaşırtıcı bir paradoks yaratır: Dışarıdan kibar ve yumuşak görünen Avusturyalılar aslında içten içe çok dürtüsel, doğrudan ve hatta serttir. Viyana'nın 'altın kalbi' bir efsanedir. Bunun altında, iki dakikalık bir konuşmada iltifatlardan iğneleyici eleştirilere geçebilen keskin, rekabetçi bir zihin yatar. Koç burcundaki geri hareketteki Venüs, aşkta ve sanatta sonsuz bir değer yargıları yeniden değerlendirmesidir: Barok ihtişamdan Viyana Aksiyonizmine, Mozart'tan Arnold Schönberg'e.
Avusturya karakteri, duyusal istikrar (Boğa burcundaki Güneş) ile duygusal uçurum (Akrep burcundaki Ay) arasındaki bir çatışmadır. Halk dışarıdan sakindir, ancak içi kaynar. Bu, dünyaya bilinçaltının karanlık derinliklerini açan Freud'u doğuran ülkedir. Avusturyalılar gizemleri, entrikaları, psikolojiyi ve 'yasak' olan her şeyi severler. Ünlü 'melankolileri' sadece üzüntü değil, her şeyi dibine kadar yaşama, ölme ve yeniden doğma alışkanlığıdır. Müziklerini (Schubert'ten Mahler'e) bu kadar yürek parçalayıcı ve trajik yapan da tam olarak budur.
Güneş, Ay ve Plüton arasındaki güçlü T-kare, travmanın ve dönüşümün 'genetik kodudur'. Ay'a (halk) zıt konumdaki Güneş (ülkenin kimliği) – ülkenin görünmek istediği (saygın, tarafsız, 'iyi' Avusturya) ile gerçekte olduğu (20. yüzyılın en büyük suçlarına bulaşmış bir imparatorluğun varisi) arasındaki sonsuz mücadele. Her ikisinin de Aslan burcundaki Plüton'a kare yapması, dayanılmaz bir baskı, güç ve drama arzusudur. Avusturya, eski yapıları yok eden ve onu yeni bir biçimde yeniden doğmaya zorlayan krizlerden tekrar tekrar geçmeye mahkûmdur. 1938 Anschluss'u, Habsburg İmparatorluğu'nun çöküşü, Waldheim Olayı – bunların hepsi aynı zincirin halkalarıdır.
DÜNYADAKİ ROLÜ
Dünya, Avusturya'yı bir 'huzur adası' ve arabulucu olarak algılar, ancak bu algının üzerinde bir ikiyüzlülük tadı vardır. Başak burcundaki ve üstelik geri hareketteki Jüpiter, hizmet, saflık ve düzen ideolojisinin saçmalık noktasına vardırılmasıdır. Avusturya tarafsızlığın ustasıdır. Askeri bloklara katılmaz, ancak BM ve AGİT'te aktif rol oynar ve Viyana'yı müzakereler için bir platform olarak sunar. Bu onun küresel misyonudur – dünyanın 'diplomatik salonu' olmak. Ancak Başak burcundaki geri hareketteki Jüpiter, kişinin kendi doğruluğundan sonsuz şüphe duyması ve başkalarını rahatsız eden bir mükemmeliyetçiliktir. Avusturyalılar, 'Ordnung'larının (düzen) herkes için en iyisi olduğuna içtenlikle inanırlar ve bunu bürokrasi ve protokol aracılığıyla dünyaya dayatmaya çalışırlar.
Doğal müttefikler 'Orta Avrupa' ülkeleridir (Çekya, Macaristan, Slovakya) ve İsviçre. Ortak Habsburg Monarşisi geçmişi ve tarafsızlık sevgisi görünmez bir bağ oluşturur. Çatışmalar Almanya iledir. Bu klasik bir 'kardeş rekabeti'dir. Avusturya sürekli olarak sadece 'küçük Almanya' olmadığını kanıtlar. Onun yumuşak gücü (müzik, psikanaliz, mimari), Alman ekonomisinin sert gücüne bir yanıttır.
Yengeç burcundaki Satürn'ün Terazi burcundaki Neptün ile kare açısı, Avusturya'nın ana 'dünya acısı'dır. Bu konfigürasyon, kolektif suçluluğa ve kişinin kendi geçmişiyle ilgili yanılsamalarına işaret eder. Avusturya, dünya onu suç ortağı olduğunu kabul etmeye zorlayana kadar uzun süre kendini Nazizmin 'ilk kurbanı' olarak tanıttı (1943 Viyana Deklarasyonu). Bu kare, sonsuz bir vicdan muhasebesidir. Diğer ülkeler bu sahteliği hisseder ve Avusturya'yı sık sık tarihsel revizyonizmle suçlar. Onun rolü, güzel bir kültürün korkunç bir siyasetle bir arada var olabileceğinin ebedi bir hatırlatıcısı olmaktır.
EKONOMİ VE KAYNAKLAR
Avusturya ekonomisi, ağır sanayi dünyasında bir 'kuyumcu atölyesi'dir.' Boğa burcundaki Güneş, maddi değerlere temel bir sevgidir. Ülke, küçük miktarlarda da olsa, bir şeyi çok kaliteli yapmayı bildiği için para kazanır. Bu seri üretim değil, 'parça mal' ihracatıdır: kayak ekipmanları, hassas makineler, ekolojik ürünler, turizm. Koç burcundaki Venüs (geri harekette olsa da), 'sanat'a agresif, girişimci bir yaklaşım getirir – Viyana, müzik ve müzeler için gelen turistlerle geçinir.
Başak burcundaki Jüpiter, 'mikrometre hassasiyetinde' bir ekonomidir.' Avusturyalılar atık yönetimi, pasif ev inşaatı ve organik tarımda dünyanın en iyileri arasındadır. Düzenden ve ekolojiden kar elde etmeyi bilirler. Ancak Başak burcundaki geri hareketteki Jüpiter, ülkenin küresel trendleri gözden kaçırarak çok fazla optimize etmeye ve tasarruf etmeye başladığı 'aşırı odaklanma' riskidir.
Yengeç burcundaki Satürn, kıtlık korkusu ve 'yuvasını koruma'dır.' Avusturya kaynak biriktirir, bankalara güvenmez ve borçlara karşı çok temkinlidir. Ekonomik modeli, her kuruşun hesaba katıldığı bir aile modelidir. Risk alınması ve çığır açan teknolojilere yatırım yapılması gereken yerlerde para kaybeder (Koç burcunda Mars eksikliği ve Balık burcunda Mars fazlalığı). Zayıf nokta, küresel krizlere karşı çok savunmasız olan turizm ve bankacılık sektörüne bağımlılıktır.
️ İÇ ÇATIŞMALAR
Ana çelişki, 'imparatorluk geçmişi' ile 'cumhuriyetçi şimdi' arasındadır.' Boğa burcundaki Güneş (istikrar, aristokrasi) ile Akrep burcundaki Ay (halk, gizli topluluklar) arasındaki karşıtlık bir bölünme yaratır. Nüfusun bir kısmı (özellikle Viyana'da) monarşiye, Avusturya'nın dünyanın merkezi olduğu zamanlara özlem duyar. Diğer kısmı ise ateşli cumhuriyetçiler, solcular ve anti-faşistlerdir. Bu çatışma, Habsburgların rolü, anıtlar ve tarihsel hafıza hakkındaki bitmek bilmeyen tartışmalara dökülür.
'Federalciler' ve 'merkeziyetçiler' arasındaki çatışma. Yengeç burcundaki Satürn, 'küçük vatana', kişinin kendi toprağına (Bundesland) duyulan sevgidir. Eyaletler (Tirol, Salzburg, Karintiya) kendilerini neredeyse ayrı devletler gibi hisseder ve bütçe parası ve yetkiler için Viyana ile sürekli mücadele eder. Bu bir iç savaş değil, sonsuz bir bürokratik 'soğuk savaş'tır.
En şiddetli iç çatışma, 'gizli Nazizm' ile 'liberal mutabakat' arasındadır.' Akrep burcundaki Ay'ın Aslan burcundaki Plüton'a kare yapması, periyodik olarak dışarı fırlayan karanlık, saldırgan, popülist bir enerjidir. Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ), bu açının doğrudan bir ürünüdür. Korkular (Yengeç burcundaki Satürn) ve 'küçük adam'ın seçkinlere karşı akrepvari kızgınlığı üzerine oynar. Ülke sürekli olarak muhafazakarlar, liberaller ve aşırı sağcılar arasında bir iç savaş halindedir. İbiza Olayı, yolsuzluk skandalları – bunlar, Ay'a (halk) kare yapan Aslan burcundaki Plüton'un (güç, drama, skandal) klasik tezahürleridir.
İKTİDAR VE YÖNETİM
Avusturya'nın, endişelerini yatıştıracak ve güvenlik hissi verecek bir 'ulusun babası' lidere ihtiyacı vardır. Yengeç burcundaki Satürn, 'katı ama şefkatli ebeveyn' arketipidir. Avusturya için ideal lider, Leopold Figl veya Bruno Kreisky gibi biridir: muhafazakar, pragmatik, ancak aynı zamanda müzakere edebilen ve koalisyonlar kurabilen biri. Ancak Satürn'ün Terazi burcundaki Neptün ile kare açısı, bir yanılsama tuzağıdır. Liderler sıklıkla, gerçek sorunları çözemeyen 'iyi imparator' imajı yaratmaya çalışır.
İktidarın tipik sorunu 'kayırmacılık ve yolsuzluk'tur.' Aslan burcundaki Plüton, iktidar tiyatrosuna, gösterişe ve 'kendi adamlarına' düşkünlük verir. Avusturya siyaseti, kişisel bağlantıların (Protektion) önemli olduğu kapalı bir kulüptür. Lobicilik ve rüşvet skandalları bir istisna değil, sistemdir. İkizler burcundaki Uranüs (bilgi, teknoloji) ile Aslan burcundaki Plüton (güç) arasındaki altmışlık açı, umut verir: er ya da geç, veri sızıntıları ve gazetecilik soruşturmaları (İbiza Olayı'nda olduğu gibi) eski yapıları yok eder.
Ülke radikallere tahammül etmez. Boğa burcundaki Güneş, ani değişikliklerden nefret eder. Bu nedenle 'büyük koalisyon' (muhafazakarlar ve sosyal demokratlar) Avusturya siyasetinin doğal halidir. Sıkıcıdır, yozlaşmıştır, ancak istikrarlıdır. Tek bir partinin tüm iktidarı ele geçirme girişimi (1938'de olduğu gibi) çöküşle sonuçlanır.
KADER VE KADER
Avusturya, kültürün siyasetten daha güçlü olabileceğini kanıtlamak için vardır. Kaderi, Doğu ile Batı, Katoliklik ile Protestanlık, Cermen dünyası ile Slav dünyası arasında bir köprü olmaktır. O, medeniyetin kırılganlığını sürekli hatırlatan, Avrupa tarihinin yaşayan bir müzesidir. Dünya tarihine katkısı ordular ve sınırlar değil, müzik, psikanaliz ve felaketin gölgesinde bile güzel yaşama sanatıdır. Nihayetinde, onun kaderi dünyaya, büyüklüğün toprakla değil, ruhun derinliği ve yaşam kalitesiyle ölçüldüğünü öğretmektir.