Suriye'nin kuruluş zamanı tam olarak bilinmediğinden, ulusal karakteri ve kaderinin yorumlanması, yükselen burç veya haritanın evlerine değil, yalnızca gezegenlerin burçlarına ve aralarındaki açılara dayanmaktadır.
ÜLKENİN KARAKTERİ
1. "Küllerimizden yeniden doğacağız, bizi kül etseler bile."
Güneş'in ateşli, dürtüsel ve savaşçı Koç burcunda olması Suriye'nin kartvizitidir. Bu, mücadele içinde doğmuş (1946'da Fransa'dan bağımsızlık) ve o zamandan beri kendini ebedi bir öncü olarak gören bir ülkedir. Koç, ilk olandır, çoğu zaman kendi kanı pahasına yolu açandır. Suriye hiçbir zaman pasif bir gözlemci olmamıştır. Karakteri "önce vur"dur, darbe rakibinkinden daha zayıf olsa bile. Bu, İsrail, Türkiye, ABD ve kendi halkıyla çatışmalara girme istekliliğinde kendini gösterir. Koç'taki Güneş muazzam bir canlılık verir, ancak aynı zamanda muazzam bir dürtüsellik verir: ülke çoğu zaman on'a kadar saymadan hareket eder.
2. "Söz bir silahtır ve biz onun demircileriyiz."
0° Koç'taki Merkür sadece bir konuşma değil, bir emir, bir slogandır, bir savaş narasıdır. Suriye retoriği, propagandası ve diplomasisi her zaman agresif, doğrudan ve uzlaşmaz olmuştur. Beyaz Ay (Selena) ile Merkür'ün kavuşumu (0.3°) ile birlikte bu şaşırtıcı bir etki yaratır: ülke, gerçeklerle çelişse bile söylediklerine içtenlikle inanır. Bu ikiyüzlülük değil, kendi haklılığına fanatik bir inançtır. Suriye, "eylem olarak söz"ün ustasıdır. Uluslararası arenadaki açıklamaları bir anlaşma girişimi değil, kendi gerçekliğini dayatma girişimidir. Mars ile açısı (üçgen açı 2.8°) konuşmayı keskin, askeri ve hızlı kılar. Uzun müzakerelerden hoşlanılmaz; ültimatomlar tercih edilir.
3. "Güzellik taşta ve sabırdadır, ticarette değil."
Boğa burcundaki Venüs, toprağa karşı muhafazakar, maddi ve duyusal bir sevgidir. Suriye para ve ticaretle ilgili değildir (Lübnan gibi). Sahiplik ile ilgilidir. Boğa'daki Venüs istikrarı, kaynakları, toprağı, mimariyi takdir eder. Bu, bin yıldır ayakta duran antik şehirlerin (Halep, Şam) ülkesidir. Suriyeliler estetiktir, ancak estetikleri ağır, maddi bir güzelliktir: yemek, zanaat, taş. Ancak Boğa'daki Venüs'ün Plüton ile karesi (5.8°) - bu, kişinin kendi kaynaklarına ve toprağına karşı korkunç bir kıskançlıktır. "Bu benim ve kimseye vermeyeceğim." Buradan da toprak meselelerinde (Golan Tepeleri, Kürt toprakları) uzlaşma yetersizliği gelir.
4. "Aile için savaşmak, evi korumak, ama her şeyi yok etmek."
Yengeç burcundaki Mars, belki de Suriye karakterinin en trajik yönüdür. Bu, ev, aile, kan için savaştır. Ancak Yengeç'teki Mars aynı zamanda sınır tanımayan, boğucu, irrasyonel bir saldırganlıktır. Suriye ordusu soyut fikirler için değil, klanın, cemaatin, ailenin hayatta kalması için savaşır. Bu, askerleri savunmada çok dayanıklı kılar, ancak "yuvaları" tehdit altındayken zalimliğe de yatkın hale getirir. Yengeç'teki Mars'ın Güneş ile karesi (0.9°) - bu, "barış istiyorum ama savaşmak zorundayım" şeklindeki içsel bir çatışmadır. Savaş, bir amaca ulaşma aracı değil, bir varoluş biçimi haline gelir. Bu, başka türlü yapamadığı için savaşan bir ülkedir.
DÜNYADAKİ ROLÜ
Terazi'de geri hareketteki Jüpiter, Suriye'nin dünya rolünün anahtarıdır. Dışarıdan bir barış gücü, "Arap dünyasının kalbi", "direnişin kalesi" gibi görünmeye çalışır. Ancak Terazi'de geri hareketteki Jüpiter, objektif bir hakem olamamaktır. Suriye ittifaklar kurmaz, onlara katılır ve onları kendi lehine çekmeye çalışır. Küresel misyonu bir direniş sembolü olmaktır. Bu, Batı hegemonyasına "hayır" diyen ve bunun için korkunç bir bedel ödeyen bir ülkedir. Dünyada ya bir kurban (savaşla yıkılmış bir medeniyet) ya da bir saldırgan (terörizmin sponsoru ve bir diktatörlük) olarak algılanır. Üçüncü bir seçenek yoktur.
Güneş'in Jüpiter ile karşıtlığı (4.9°), klasik bir "ben herkese karşı" çatışmasıdır. Suriye, kendi haklılığının güçten daha önemli olduğunu düşünerek sürekli olarak daha güçlü aktörlere (ABD, İsrail) meydan okur. Bu, ona dünya sahnesinde ebedi bir muhalif rolü verir. Sisteme entegre olmaz, onu kırmaya veya görmezden gelmeye çalışır. Doğal müttefikleri, sisteme karşı olanlardır (İran, belirli dönemlerde Rusya, Çin). Doğal çatışması ise "yeni bir düzen" kurmaya çalışanlarladır (ABD, Körfez monarşileri, Türkiye).
Satürn'ün Jüpiter ile karesi (3.3°), uluslararası izolasyonun mührüdür. Suriye'nin kurmaya çalıştığı her ittifak, bir kısıtlama ve yaptırım duvarına çarpar. Genişlemesi (Jüpiter) sürekli olarak yapısal sorunlar (Satürn) tarafından engellenir. Suriye'nin dış politikası, kalkınma değil, hayatta kalma politikasıdır.
EKONOMİ VE KAYNAKLAR
Suriye'nin ekonomik modeli trajiktir. Boğa'daki Venüs muazzam bir doğal potansiyel verir: verimli topraklar, petrol, fosfatlar, antik zanaatlar. Ancak Venüs'ün Plüton ile karesi (5.8°) ekonomiyi bir kontrol savaş alanına dönüştürür. Buradaki kaynaklar kalkınma için değil, iktidar için çalışır. Petrolü, buğdayı ve pamuğu kim kontrol ediyorsa, ülkeyi o kontrol eder.
Terazi'deki Jüpiter, geri harekette olması ve Şiron ile kavuşumu (4.5°) nedeniyle, aracılık ve yanılsamalara dayalı bir ekonomiye işaret eder. Suriye bir ticaret "kavşağı" olmaya çalıştı, ancak savaş bu rolü yok etti. Ülkenin ekonomisi, bir kuşatma ve kaçakçılık ekonomisidir. Açıkça gelişemez, bu nedenle karaborsa ve yolsuzluk gelişir.
Yengeç'teki Satürn, bir hayatta kalma ekonomisidir. Devlet (Satürn) sürekli kemer sıkar, tüketimi kısıtlar, karne uygulamaları getirir. Kaynaklar var, ancak yaptırımlar ve verimsiz yönetim nedeniyle kilitlenmiş durumdalar. En zayıf nokta, reform yapma yetersizliğidir. Yengeç'teki Satürn, eski, işe yaramayan modellere, tamamen çökene kadar tutunacaktır. Ülke kazanmaz, dışarıdan gelen yardımlar (İran, Rusya) ve iç seferberlik sayesinde hayatta kalır.
️ İÇ ÇATIŞMALAR
Suriye'nin iç çelişkileri, doğum haritasına yerleştirilmiş bir saatli bombadır.
1. T-kare: Güneş (Koç) - Mars (Yengeç) - Jüpiter (Terazi).
Bu ana çatışmadır: "Evim için savaşıyorum, ama mücadelem adaleti yok ediyor." Güneş (iktidar) harekete geçmek ister (Koç), Mars (ordu) klanını korur (Yengeç) ve Jüpiter (yasa, ahlak) denge ister (Terazi). Sonuç: kendini tüketen bir savaş. Ülke bir fikir için savaşır, ancak gerçekte topluluklar birbirine karşı savaşır. Bu T-kare, iç savaşın bu kadar uzun sürmesinin nedenidir. Kimse kazanamaz çünkü hedefler farklıdır: iktidar tutunmak ister, muhalefet ele geçirmek ister ve halk sadece hayatta kalmak ister.
2. Ay (Akrep) ile Plüton (Aslan) arasındaki kare (2.0°).
Bu, duygular ve iktidar arasındaki çatışmadır. Akrep'teki Ay, her şeyi hatırlayan halktır. Kırgınlıklar, kan davaları, nesiller boyu süren travmalar. Aslan'daki Plüton ise mutlak sadakat ve tapınma talep eden iktidardır. Sonuç: halk ve devlet arasında tam bir güvensizlik. Suriyeliler kimseye, kendi liderlerine bile güvenmezler. Bu açı, casusluk çılgınlığının, paranoyanın ve acımasız baskıların nedenidir. Herhangi bir protesto iktidar tarafından ihanet olarak algılanır ve iktidarın herhangi bir eylemi halk tarafından baskı olarak algılanır.
3. Satürn (Yengeç) ile Şiron (Terazi) arasındaki kare (1.2°).
Bu, gelenekler ile değişme zorunluluğu arasındaki çatışmadır. Yengeç'teki Satürn, klan yapısını, büyüklerin otoritesini, aile değerlerini temsil eder. Terazi'deki Şiron ise adil bir toplum yaratamamanın yarasıdır. Suriye, ataerkil düzeni koruma arzusu ile modernleşme zorunluluğu arasında parçalanmıştır. Bu açı, herhangi bir reformun başarısız olmasının nedenidir. Gelenek (Satürn) değişimi (Şiron) engeller.
İKTİDAR VE YÖNETİM
Yengeç'teki Satürn, bir aile babası gibi, ancak demir yumrukla yöneten bir lider tipidir. Böyle bir lider "ulusun koruyucusu" olmalıdır, ancak koruması çoğu zaman boğucu bir kontrole dönüşür. Suriye'de iktidar bir klan meselesidir. Yasaya göre değil, kana göre devredilir (Esad ailesinde olduğu gibi). Yengeç'teki Satürn, liderin "ulusun babası" olmasını talep eder, ancak bu baba her zaman otoriterdir. Ülke, düzeni sağlayacak güçlü bir lider ister, ancak bu düzenin onu yok etmesinden korkar.
Aslan'daki Plüton (Mars ve Satürn ile bir yığılma içinde) - bu, drama ve kişilik kültü üzerine inşa edilmiş bir iktidardır. Lider sadece bir yönetici değil, bir sembol, bir kahraman, neredeyse bir tanrı olmalıdır. Buradan sokaklardaki devasa portreler, zorunlu övgüler gelir. Ancak Aslan'daki Plüton'un Akrep'teki Ay ile karesi - bu, halkından korkan bir iktidardır. Halkın ondan nefret ettiğini bilir ve bu nedenle daha da sertleşir. Tipik bir sorun: iktidar kavrayışını gevşetemez çünkü bu zayıflık olarak algılanacak ve çöküşe yol açacaktır.
Mars-Satürn-Plüton yığılması su burçlarında (Yengeç ve Aslan) - bu, ordunun ve istihbarat servislerinin ana yönetim aracı olduğu bir askeri-polis devletidir. Böyle bir sistemdeki lider bir politikacı değil, bir saha komutanıdır. Popülerliğe değil, güvenlik güçlerinin sadakatine ihtiyacı vardır. Bu, sistemi dış şoklara karşı dayanıklı kılar, ancak kesinlikle esnek olmayan ve acımasız kılar.
KADER VE YAZGI
Suriye, insanlığa gururun ve direnişin bedeli hakkında bir ders olmak için vardır. Kaderi, bir anka kuşu olmaktır; kül olur, ancak her seferinde küllerinden yeniden doğarak dünyaya, hiçbir bombanın söküp atamayacağı kadim kökleri hatırlatır. Yazgısı, bir ulusun ruhunun ekonomisinden daha güçlü olduğunu göstermektir. Suriye bir şehit ülke, bir sembol ülkedir. Önümüzdeki on yıllarda zengin veya mutlu olmayacaktır, ancak tarihin bitmediğine, medeniyetlerin yıkılabileceğine ancak yok edilemeyeceğine dair bir hatırlatma olacaktır. Dünya tarihine katkısı, tüm dünya sana karşıyken özgür olmanın ne kadar zor olduğuna dair trajik bir şiirdir.